Jane by Design

Bir önceki postta bahsettiğim How to Make It in America sürpriz bir kararla yayından kaldırılınca çok üzülmüştüm, yeni başlayan başka bir dizi imdadıma yetişti. Dizi seviyorsanız, moda dünyasıyla da ilgileniyorsanız kaçırmayın derim. ABC’nin yeni dizisi Jane by Design‘ın henüz ilk bölümü yayınlandı, diğer bölümü merakla bekliyorum.

Konuyu kısaca özetlemek gerekirse, modaya büyük bir ilgi duyan ve tarz sahibi olan, ama ponpon kız üniformasıyla gezmenin çok havalı olduğunu sanan Amerikalı lise öğrencileri tarafından değeri anlaşılmayan Jane, bir gün tesadüfen en popüler moda evlerinden biri olan Donovan Decker’da bir staj programı ilanına rastlar. Birtakım ailevi sorunlardan dolayı paraya da ihtiyacı olan Jane, okulundan onay alıp görüşme için Donovan Decker’a gider, fakat bir yanlışlık sonucu staj için değil yönetici asistanı pozisyonu için görüşmeye alınır. Hayallerini kurduğu bir yerde karşısına çıkan iş fırsatını kaçırmak istemez ve kayıt belgelerinde küçük bir sahtecilikle yaşını büyüterek işe başlar. Gerçek kimliğini herkesten gizleyip öğlene dek lise öğrencisi, öğleden sonra iş kadını olacağı yeni bir hayata adım atar.     

Güzel kıyafetler, ayakkabılar, çantalar…  

P.S.: Dikkat dikkat! Bu, blogosfere dönüş sinyalleri veren bir posttur! 2012’de buraya daha fazla vakit ayırmaya çalışacağım. :) 

4 ay önce
0 yorum

Change is good

Bir süredir yoğunluktan ve belki de sıkıntıdan, hiçbir şey yazamadığım http://amonka.blogspot.com adresinde ikamet eden blogumun içeriğinin bir kısmını tumblr’a taşımaya karar verdim. Değişiklik iyidir…

Burada genellikle kitap, sinema ve belki dizi postlarına yer vereceğim; baknebuldum.tumblr.com ise görüp beğendiğim şeylerden oluşacak. Hadi bakalım :)  

12 ay önce
0 yorum

Alternatif 2010 değerlendirmesi…

(yayımlanma tarihi 04.01.2011)

Hayat gailesi böyle bir şey. İnsanı en hevesli, en umut dolu olduğu andan (“İşimiz bitmedi, asıl şimdi başlıyor!”) çeke çeke getirip koşuşturmanın içine atıveriyor. Aklında yapmak istediği onca şey varken, “Günler yetmiyor bana yeaa, zaman nasıl geçiyor anlamıyorum” lafını insanın diline pelesenk ediyor. 

Aylardır -utanmadan- boşladığım bloguma sevdiklerimin sağlı sollu tatlı şamarlarıyla geri dönüyorum! Bunca zamandır tembellik etmeseydim, bakın size neler neler anlatacaktım:  

Devamını Oku

12 ay önce
19 yorum

Fish Tank

(yayımlanma tarihi 11.09.2010)

Film festivalinde kaçırdığımdan beri aklımdaydı Fish Tank. 2009 yapımı bir Andrea Arnold filmi… 62. Cannes Film Festivali’nde Jüri Ödülü, 2010 BAFTA’da da En İyi Britanya Filmi ödüllerini almış. Çekimler Havering, Tilbury ve doğu Londra ile güney Essex’i bağlayan A13 yolunda yapılmış. 

Annesi ve kız kardeşi Tyler’la birlikte Essex’teki sosyal konutlardan birinde yaşayan, maddi-manevi sorunlarının yanı sıra ergenliğin de etkisiyle bir kimlik bunalımına girmiş olan Mia’nın hikâyesini anlatıyor Fish Tank.

Devamını Oku

12 ay önce
1 yorum

Vernon God Little

(yayımlanma tarihi 05.09.2010)

Avustralya kökenli yazar Peter Finlay’in “DBC (Dirty But Clean) Pierre” adıyla yayınladığı ve 2003 yılında Man Booker Ödülü’nü kazandığı Vernon God Little‘ı ddarkogerry bahsedene dek -nasıl olduysa- hiç duymamıştım. Kitaptan öyle bir sevgiyle bahsetti ki hemen neymiş ne değilmiş diye araştırmaya koyuldum. (Tam bu noktada yaşanan heyecana bayılırım: “Galiba çok güzel bir kitap keşfetmek üzereyim!”) 

Wikipedia’ya göre eski bir sanatçı, karikatürist, fotoğrafçı ve film yapımcısı olan Peter Finlay daha sonradan dolandırıcılık ve hırsızlıkla suçlanmış ve Vernon God Little‘ı, bir süre terapi görüp kendini toparlamaya çalıştığı Londra’da işsiz olduğu bir dönemde, etrafını saran kültüre karşı bir tepki olarak yazmış.

Devamını Oku

12 ay önce
0 yorum

How to make it in America

Geçen ay tesadüfen keşfettim How To Make It in America’yı; çok keyifli bir dizi. 

Esas oğlanlar: Ben Epstein rolünde Bryan Greenberg (sağda) ve Cam Calderon rolünde Viktor Rasuk. 

Ben’in eski ama unutamadığı sevgilisi Rachel rolünde Lake Bell. 

Upper East Side’daki müşterilerine çeşitli hizmetler sunan Domingo rolünde Kid Cudi. 

Ben ve Cam’in kankaları ve finansörleri David “Kappo” Kaplan rolünde Eddie Kaye Thomas. 

New York’ta hareketin ve eğlencenin eksik olmadığı bir hayat yaşayan Ben ve Cam, bir noktada artık bu hayattan memnun olmadıklarına karar verip bir anda tekstil dünyasına atılıyorlar. Tasarım için ihtiyaçları olan tüm yetenek Ben’de, geri kalan girişimci ruh da Cam’de fazlasıyla mevcut. Ama New York moda dünyasında tutunabilmek için bunlar yetmiyor tabi… İzleyin, görün.

Detay insanıysanız buyurun: www.howtomakeitinamerica.com

6 ay önce
2 yorum

Geri Geldi!..

(yayımlanma tarihi 27.02.2011)

“Okunmayı bekleyen kitaplarımın hepsini okumaya yetmeyecek ömrüm” korkumu biraz biraz yenmeye başladım. Haftada bir kitaba kadar çıkmayı başardım ama çoğunlukla seyahat halindeyken okuduğum için genelde edebiyat okuyorum bu aralar. Kuram, yolda okunmuyor vesselam. 

 Bilinmeyen, Joshua Ferris, çev. Hatice Taş, Siren Yayınları

Ne zamandır “ilk fırsatta okunacaklar” rafında -evet, böyle bir rafım var- bekleyen Bilinmeyen‘i bitirdim üç gün önce. Sonra da kitap hakkında neler yazılmış deyip Google’a daldım. Manzara beni şaşırttı diyemem. Kültür-sanat dünyasında biraz körler sağırlar birbirini ağırlar ne de olsa. Rastladığım birkaç yazı ise arka kapak yazısı ve kitabın sayfalarını şöyle biraz karıştırma formülünün ürünleriydi… Hal böyle olunca, iş başa düştü:

Devamını Oku

12 ay önce
6 yorum

This is England…

(yayımlanma tarihi 12.09.2010)

Uzun zamandır izlenecek filmler listemde yer alan This is England’ın mini dizi versiyonunun yapılacağını duyunca, artık daha fazla geciktirmemem gerektiğine karar verdim.

This is England, 1983 İngilteresi’ndeki “skinhead”lerin yaşamını ve milliyetçi beyazların dönüşümünü konu alan, 2006 yapımı bir Shane Meadows filmi. Kendi yaşadığı deneyimlerden yola çıkarak yazıp yönettiği filmin çekimleri Grimsby, Lincolnshire’da yapılmış.

Devamını Oku

12 ay önce
0 yorum

O Ano em Que Meus Pais Saíram de Férias (The Year My Parents Went on Vacation)

(yayımlanma tarihi 08.09.2010)

2006 yapımı, yönetmen Carlos Imperio Hamburger imzalı, 1970 yılını konu alan bir Brezilya filmi O Ano em Que Meus Pais Saíram de Férias.  Askerî cunta yönetimindeki 1970 Brezilyası’nda, tam da Meksika Dünya Kupası’nın öncesinde, siyasi sebeplerden ötürü anne-babasından (solcu anne-baba kaçmak zorundadır) ayrılıp dedesinin yanında kalmak zorunda bırakılan Mauro’nun hikâyesini anlatıyor. 

Devamını Oku

12 ay önce
8 yorum

Başka Dilde Aşk…

(yayımlanma tarihi 22.08.2010)

Bugün Türkmax kanalında tesadüfen, ne zamandır methini duyduğum film Başka Dilde Aşk’a rastladım ve hemen izlemeye koyuldum. Başrollerinde Mert Fırat ve Saadet Işıl Aksoy’un olduğu, senaryosunun Mert Fırat ve filmin yönetmeni İlksen Başarır tarafından yazıldığı film, işitme engelli Onur’la “duyusal” bir engeli olmayan Zeynep’in aşkının hikâyesini konu alıyor. 

Her şeyin ötesinde, yapılmamış bir şeyi yaptığı için nazarımda 1-0 önde başlıyor Başka Dilde Aşk. Ortak arkadaşlarının bir partisinde tesadüfen tanışan Zeynep ve Onur, kendilerini, belki de hiç beklemedikleri bir anda sürpriz bir aşkın kucağında buluveriyorlar.

Devamını Oku

12 ay önce
0 yorum